Doğadan Zanaate:
Sakızlık ve Hayıt Çubuğuyla Sepet Yapımı
Sepet yapımını, Datça’nın Reşadiye Mahallesi’nde yaşayan ve marangoz ustalığıyla tanınan kıymetli Ergin Bircan Usta’mızın bilgi ve deneyiminden faydalanarak öğrendik. Bu güzel zanaatin izini, bizde bıraktığı duygularla beraber sizlerle de paylaşmayı istedik.
Sepet yapımında üç temel malzeme var: sakızlık çubuğu, hayıt çubuğu ve su.
Ergin Usta, sepet yapmayı daha çocukken, 12–13 yaşlarında öğrenmiş. Önce sepetin omurgasını oluşturuyor. Omurgayı oluşturma aşamasında kullandığı sakızlık çubuklarını, kendisi, dağlardan topluyor.
Sepet yapımına başlarken, ustamız, sakızlık çubuğunu eline aldı ve öğrenme yolculuğumuzu ışık tutan bir benzetme ile yapım sürecine başladı. “Omurgayı yaparken, sanki bir sandal yapıyormuş gibi düşünün”, dedi.
Diğer malzeme ise hayıt çubuğuydu. Ergin Usta, omurganın dağılmaması için sepetin temelini önce hayıt çubuğuyla bağlıyor, ardından aynı malzemeyle örgü aşamasına geçiyor. Çubuklar kademe kademe örüldükçe sepet form buluyor ve yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlıyor.
Hayıt çubuklarını bir gün önceden ıslatıp sonra kurutuyor. Bunu yapmasının sebebi, malzemeyi ‘terbiye etmek’. Böylece hayıt çubuğu, örgü sırasında daha kolay şekil alabiliyor ve sepet tamamlandığında ise sağlam ve oturmuş bir forma kavuşuyor.
Tek bir sepetin yapımı ortalama 8 saat sürüyor. Bu nedenle Ergin Usta, günde en fazla iki sepet yapabildiğini söylüyor. Kendisine, bir gününü nasıl geçirdiğini sorduğumuzda ise, gülümseyerek şöyle anlattı: “Ben sabah 05.00’te kalkarım. 06.00’da çalışmaya başlarım. Akşamları da erken yatarım. Bu sepet işi beni dinç tutuyor. Bunu yapmasaydım, yaşım gereği zorlanırdım. Kahvehaneye de çok gitmem mesela.”
Reşadiye’nin meşhur bir kahvehanesi vardır. Mahalle büyükleri başta olmak üzere ahali orada bir araya gelir. Ergin Usta ise çalışmayı ve üretmeyi sevdiği ve zamanını çalışma amacına göre planladığı için kahvehaneye çok sık gitmediğini özellikle ifade ediyor.
Sepet örülürken, çubukların bir araya gelip, yavaş yavaş bir bütün hâline dönüşmesini izlemek gerçekten büyüleyici. O anlarda insanın aklına birçok şey geliyor:
Emek olmadan, meyvenin de olmayacağı…
Her hangi bir konuda, sağlam bir temelin atılmasının, bir işin devamında ve sonucunda nasıl önemli bir rol oynadığı…
Ve kişinin yaptığı işe, kendinden bir şey kattığında, o işin nasıl değer kazandığı…
Ergin Usta’nın bu sürece kattığı en anlamlı değerler; tecrübe, zanaat, emek ve hiç şüphesiz kendinden verdiği zamanıydı.
Bu güzel Reşadiye gününde hem sepet yapımını öğrendik hem de bu süreçte hepimiz, kendi hayat gayemizle ilgili farklı dersler aldık. Kimi dersleri burada sizlerle paylaşabildik, kimileri ise iç sesimiz olarak kaldı. O iç seslerin, zamanı geldiğinde, bize pusula olacağına gönülden inanıyoruz.
Sepet yapımı sürecinde bizleri bilgilendirerek kendisine eşlik etmemize imkân tanıyan ve bu deneyimi sizinle de paylaşmamıza izin veren kıymetli Ergin Usta’mıza çok teşekkür ederiz.
Ellerinize sağlık, Ergin Usta… İyi ki varsınız.
Sevgi ve saygılarımızla,
Heritage Homes Atalık Evler Ekibi
Heritage Homes Atalık Evler Ekibi
Sepet yapımını, Datça’nın Reşadiye Mahallesi’nde yaşayan ve marangoz ustalığıyla tanınan kıymetli Ergin Bircan Usta’mızın bilgi ve deneyiminden faydalanarak öğrendik. Bu güzel zanaatin izini, bizde bıraktığı duygularla beraber sizlerle de paylaşmayı istedik.
Sepet yapımında üç temel malzeme var: sakızlık çubuğu, hayıt çubuğu ve su.
Ergin Usta, sepet yapmayı daha çocukken, 12–13 yaşlarında öğrenmiş. Önce sepetin omurgasını oluşturuyor. Omurgayı oluşturma aşamasında kullandığı sakızlık çubuklarını, kendisi, dağlardan topluyor.
Sepet yapımına başlarken, ustamız, sakızlık çubuğunu eline aldı ve öğrenme yolculuğumuzu ışık tutan bir benzetme ile yapım sürecine başladı. “Omurgayı yaparken, sanki bir sandal yapıyormuş gibi düşünün”, dedi.
Diğer malzeme ise hayıt çubuğuydu. Ergin Usta, omurganın dağılmaması için sepetin temelini önce hayıt çubuğuyla bağlıyor, ardından aynı malzemeyle örgü aşamasına geçiyor. Çubuklar kademe kademe örüldükçe sepet form buluyor ve yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlıyor.
Hayıt çubuklarını bir gün önceden ıslatıp sonra kurutuyor. Bunu yapmasının sebebi, malzemeyi ‘terbiye etmek’. Böylece hayıt çubuğu, örgü sırasında daha kolay şekil alabiliyor ve sepet tamamlandığında ise sağlam ve oturmuş bir forma kavuşuyor.
Tek bir sepetin yapımı ortalama 8 saat sürüyor. Bu nedenle Ergin Usta, günde en fazla iki sepet yapabildiğini söylüyor. Kendisine, bir gününü nasıl geçirdiğini sorduğumuzda ise, gülümseyerek şöyle anlattı: “Ben sabah 05.00’te kalkarım. 06.00’da çalışmaya başlarım. Akşamları da erken yatarım. Bu sepet işi beni dinç tutuyor. Bunu yapmasaydım, yaşım gereği zorlanırdım. Kahvehaneye de çok gitmem mesela.”
Reşadiye’nin meşhur bir kahvehanesi vardır. Mahalle büyükleri başta olmak üzere ahali orada bir araya gelir. Ergin Usta ise çalışmayı ve üretmeyi sevdiği ve zamanını çalışma amacına göre planladığı için kahvehaneye çok sık gitmediğini özellikle ifade ediyor.
Sepet örülürken, çubukların bir araya gelip, yavaş yavaş bir bütün hâline dönüşmesini izlemek gerçekten büyüleyici. O anlarda insanın aklına birçok şey geliyor:
Emek olmadan, meyvenin de olmayacağı…
Her hangi bir konuda, sağlam bir temelin atılmasının, bir işin devamında ve sonucunda nasıl önemli bir rol oynadığı…
Ve kişinin yaptığı işe, kendinden bir şey kattığında, o işin nasıl değer kazandığı…
Ergin Usta’nın bu sürece kattığı en anlamlı değerler; tecrübe, zanaat, emek ve hiç şüphesiz kendinden verdiği zamanıydı.
Bu güzel Reşadiye gününde hem sepet yapımını öğrendik hem de bu süreçte hepimiz, kendi hayat gayemizle ilgili farklı dersler aldık. Kimi dersleri burada sizlerle paylaşabildik, kimileri ise iç sesimiz olarak kaldı. O iç seslerin, zamanı geldiğinde, bize pusula olacağına gönülden inanıyoruz.
Sepet yapımı sürecinde bizleri bilgilendirerek kendisine eşlik etmemize imkân tanıyan ve bu deneyimi sizinle de paylaşmamıza izin veren kıymetli Ergin Usta’mıza çok teşekkür ederiz.
Ellerinize sağlık, Ergin Usta… İyi ki varsınız.
Sevgi ve saygılarımızla,
Heritage Homes Atalık Evler Ekibi
Heritage Homes Atalık Evler Ekibi




ARA
WHATSAPP